Mavimuhacir'in Mavi Düş Dünyası

15/5/2007

Beni Eksik Anlama

 

 

Beni Eksik Anlama

 

Sana yöneldiğimde sen de bana yönel

Sana döndüğümde sen de bana dön

Yüreğimin damarları senin oradan geçiyor

Seninkiler de buradan

Avazın avazımla avaz olur

Ayazım yazınla saz

Bu yüzden

Seninle konuştuğumda bana kulak ver

Beni anla

Beni, benim sana söylediklerimle anla

Kelimelerimle anla beni

 

Benim söylediklerimle senin anladıkların aynı olsun.

Ben kuş ve çeşme dediğimde sen ‘çeşmeye düşen kuş’ diye anlama.

 

Beni rengimle, yüreğimle  ve sesimle tanı.

Uzaktan seyret beni; yüreğimin damarlarını göremiyor; sesimin tellerinde asalet ve estetik; rengimin tonlarında uyum ve zarafet bulamıyorsan, bir gelini/damadı karşılar gibi karşılama beni.

Beni eksik anlama. Fazla da anlama. Bu ikisinden birini yaparsan önce sen kaybedersin, sonra da ben. Bizi kayba uğratma ne olur.

 Benim senden başka kimsem yok; senin de benden başka kimsen yok.

Ben mükemmel değilim ama sana tam tekmil yirmi dört saat ardına kadar hizmete açık yüreğimi; türkü, uzun hava ve marşlar halinde demet demet sesimi ve tevazu ve sevgiyle karılmış rengimi sunuyorum.

Sana bunları sunan kaç bir kimsen var? Benim çok bir kimsem yok.

Damdan düşerken veya bir otobüs durağında seni bulmadım. Belki öyle de olabilirdi ama  ben seni hayatın alınteri göletinde yüzerek savaşırken, kılıcın kılıcıma takılırken buldum. Ve sen de beni öyle buldun.

Yarana tuz ekilirken avazı çıkanın neden ben olduğum yeterince açık değil mi?

Acılarım sesinle yankı bulur ve sesim acılarına çare.

Bu yüzden beni dinlerken, sözlerimin üstünden atlama; kelimelerimin ne anlamlar yüklendiklerini kavramaya çalış

Su deyince gözlerin

Ateş deyince yürek

 

Yıkan bendini şehrin

Senin yar gerek

 

İşte,  ‘yüreğinden başka muska takmadan (seninle) konuşmak istiyorum